Seni kapıda karşılayıp dudaklarımı sıcak teninde gezdireceğim; göğüslerim çıplak gövdenle kenetlenirken ısınan nefesimi boynuna üfleyeceğim. Parmaklarım belinde, dizlerimin üstünde kayarken dilimin ritmiyle birlikte kalp atışların hızlanacak, ikimiz de zamanın dışına çıkacağız.
Küçükçekmece Gölü’nün ışığı pencereden sızarken, Halkalı veya Cennet Mahallesi’nden kolayca gelen konuklarımı kendi evimde ağırlıyorum. İkitelli’den Atakent’e uzanan bu hattın hiçbir yerinde yabancılık hissetmiyorsun; sadece ellerimin ve ağzımın sıcaklığı var.
Gündüz ve akşam saatlerinde müsaitim, kapıyı açtığım andan itibaren her şey senin istediğin tempoda ilerliyor. Sefaköy veya Sefaköy’den ayrılırken hâlâ dudaklarında bıraktığım ısıyı hissedeceksin.
